Anasayfa Bizden Resimler Ziyaretçi Defteri Sesli Sohbet otağı Kaynak Verenler İletişim Arşiv

ANA MENÜ

  • ANA SAYFA
  • PROFİLİM
  • ARŞİV
  • RSS
  • Aziz DOLU
  • Baki Dural
  • Basbug AlparslanTurkes
  • Bozkurt
  • Bu Dava Ugruna CAN verenler
  • CANLI TV izle
  • DOST BLOGLAR
  • DUVAR KAGITLARI
  • Genel Baskandan
  • Gerekli Linkler
  • HABER-DUYURU
  • KIZILELMA
  • M-KEMAL ATATURK
  • Mahmut GULER
  • Muhittin ARAR
  • Muzik Dinle
  • SEHITLER OLMEZ VATAN BOLUNMEZ
  • Sesli Sohbet OTAGI
  • Tarihte Turkler
  • Telli PENAHKIZI
  • Turk islam Ulkusu
  • ULKUCU KiMDiR
  • ViDEOLAR
  • ViDEOLAR VE BiZDEN RESiMLER
  • Yakup Eksi
  • Yenicag Tv ATA TV
  • REKLAM ALANI

    Lütfen Sohbetimize Katılınız

    Görüş ve Önerilerinizi Yazınız ,

    Bir selam Olsun. Nerden

    Katılıyorsunuz , Bize Nerden

    ulaştınız?. Teşekkürler...


    Değerli Hocamız Muhittin Arar'ın

    "Çıkış Yoluna Dair "Kitabından ilk

    üç bölüm...

    TIKLA İZLE

    AZİZ DOLU

    TÜM YAZILARI

    En iyi blog

    YOUTUBE VİDEOLAR

    BİZİM SEÇTİKLERİMİZ

     

     

    İSLAM

    SAYAÇ



    TÜRK YAĞIDAN (DÜŞMANDAN) ÜZR İSTEMEZ (özür dilemez) AZERİN SESLENDİRİYOR KLİP Baki Dural
    3/6/2009<>
    kategori: ViDEOLAR



    Hala Youtube  Giremeyenler varsa aşağıdaki resme tıklayarak TrTube'den izleyebilirsiniz



    YOUTUBE  Sorunsuz Giriş için Tıklayınız

    0 yorum :: link
    { Sayfa 1 of 23 }
    <- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->

    Ayıraç kodları

    TÜRK YAĞIDAN (DÜŞMANDAN) ÜZR İSTEMEZ (özür dilemez)
    3/6/2009<>
    kategori: Baki Dural


    Hardan çıhdı bu bed heber
    Türk yağıdan üzr istemez.
    Dağılar kend, batar şeher
    Türk yağıdan üzr istemez.

    Düzü terse yazanlar var,
    Doğru yoldan azanlar var,
    Türke quyu qazanlar var,
    Türk yağıdan üzr istemez.

    Haqqı nahaq yazanlar var,
    Sefimizi pozanlar var.
    Qır qaynadan qazanlar var,
    Türk yağıdan üzr istemez.

    Birleşdirer bölgeleri,
    Nurlandırar kölgeleri.
    Qılınc çeker bilgeleri,
    Türk yağıdan üzr istemez.

    Ata çoşqun, ana dolu,
    Qeyret ahıb qana dolu.
    Baş qaldırar Anadolu
    Türk yağıdan üzr istemez.

    Sınmaz, görse sınaq, qala,
    Qıymaz bize qınaq qala,
    Silkelener Çanaqqala,
    Türk yağıdan üzr istemez.

    Oğuz olar, qopuz olar,
    Qopuz dönüb toppuz olar,
    Biri dohsan doqquz olar,
    Türk yağıdan üzr istemez.

    İster ala, sata türkü,
    Tapar herden hata türkü,
    Min-min olar Atatürkü,
    Türk yağıdan üzr istemez.

    Yahşı bilir doğu batı,
    Hardan gelib türkün zatı
    Elden vermez ehtiyatı,
    Türk yağıdan üzr istemez.

    Tilovudu, qarmağıdı,
    Şer yoluna varmağıdı,
    Barmaq iblis barmağıdı,
    Türk yağıdan üzr istemez.

    Elden eyri, ağıldan çaş,
    Şeytanındı atılan daş,
    Dünya alt-üst olar, qardaş,
    Türk yağıdan üzr istemez.

    Şehid ruhu şehid canı,
    Şehid beyi, şehid hanı,
    Sel-sel olar şehid qanı,
    Türk yağıdan üzr istemez.

    Mezar olar, beşik olar,
    Senger olar, keşik olar,
    Bağrı deşik-deşik olar,
    Türk yağıdan üzr istemez.

    Dağ uçar, dere töküler,
    Şer suyu şere töküler,
    Göy qopar yere töküler
    Türk yağıdan üzr istemez.

    Ahtarın, tapın zatını,
    Öyrenin yeddi qatını,
    Varaqlayın heyatını
    Türk yağıdan üzr istemez.

    Dünya boyda heqiqetdi,
    Tanrı payı bir milletdi.
    Basılmazlıq, qetiyyetdi,
    Türk yağıdan üzr istemez.

    Ne köhleni, ne nalı var,
    Qana batmış bir halı var.
    Küle dönmüş Hocalı var,
    Türk yağıdan üzr istemez.

    Ey yağıdan üzr isteyen,
    Erzurumda, Qarsda, Vanda,
    Qarabağda Nahçıvanda,
    Lenkeranda, İrevanda
    Şehid qanı göl-göl olan,
    Her bir yurdda, her bir yanda,
    Qanadları sındırılan,
    Körpelerden üzr iste!
    Beli sınan, tağı çöken,
    Körpülerden üzr iste!!!

    Gözü yolda er gözleyen,
    Sonalardan üzr iste!
    Oğlu ölen, odu sönen,
    Analardan üzr iste!
    Şehid olan her kişiden,
    Her qadından üzr iste!
    Süngülerin ucundakı
    Qundaqların, beleklerin
    Feryadından üzr iste!
    Eger qanın temizdirse,
    Get evinde öz anandan,
    Arvadından üzr iste!!!

    Bu torpağın her qarışı,
    Sakaryadı, Malazgirtdi.
    Her qalası bir ordudu,
    Her qayası bir igiddi,
    Eyil türkün torpağına,
    O torpaqdan üzr iste!
    Türkün ana dövletine
    Dalğa-dalğa işıq veren
    Min illerdi sönmez olan
    Gur ocaqdan üzr iste!
    “Şüheda gövdesi bir bahsana
    dağlar, daşlar.
    O rükü olmasa
    Dünyada eyilmez başlar.
    Vurulub tertemiz alnından
    uzanmış yatıyor.
    Bir hilal uğruna, Ya Rebb
    Ne Güneşler bahıyor!” *
    Öp bu şerin er setrini,
    Her varaqdan üzr iste!
    Eyil Türkün bayrağına,
    İstiqlalla bütünleşen
    Ay-Ulduzla Vetenleşen
    O bayraqdan üzr iste!!!
    O torpaqdan üzr üste!!!

    Zelimhan YAQUB - Azerbaycan şairi

    0 yorum :: link
    { Sayfa 1 of 23 }
    <- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->

    Ayıraç kodları

    Harika Bir Şiir (Türk Yagıdan Özür İstemez) Mutlaka İzlemelisiniz
    2/6/2009<>
    kategori: Baki Dural 0 yorum :: link
    { Sayfa 1 of 23 }
    <- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->

    Ayıraç kodları

    HUDUT MİLLETİN NAMUSUDUR,AKP MİLLETİN NAMUSUNU 44 YILLIĞINA KİRAYA VERİYOR
    26/5/2009<>

    Devlet Bahçeli sert çıktı: Hudut namustur, AKP namusumuzu 44 yıllığına kiraya veriyor
    MHP lideri Devlet Bahçeli gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor. 2002 yılında AKP hükümeti işbaşına geldiğinde terör eylemleri ülkemizde sıfır denecek kadar az düzeye ulaşmıştı. Lakin AKP hükümeti kimlik tahribatını geliştiren söylemlere girip terörü artıracak faaliyetlere girmiştir. Bölücülük giderek yaygınlaştı ve aleni hale geldi. Federasyon bile hoş karşılanır oldu. AKP hükümeti yürütülmesi şart olan kapsamlı askeri hareketten bile ısrarla kaçınılmıştır. Hükümet baştan beri bölücü örgütü küçümsemiş, hatta onlara destek verenlerden bile oy ummuştur.

    36 etnik kimlik" söylemi
    Başbakan Erdoğan'ın defalarca tekrarladığı "36 etnik kimlik" söylemi bölücülüğün daha da güçlenmesini yolunu açtı. Başbakan Erdoğan, İstanbul İl Başkanıyken hazırlattığı raporu iktidarda uygulamaya koymuş ve maalesef yol da almıştır.

    İstiklal marşını da kaldıracak
    PKK terörünü masum görme, alt kimlik olarak sıradanlaştırma, ülkemizdeki yerel kimlikleri her fırsatta kaşıma bu konudaki başlıca tespitlerimizdir. Okullarımızdaki andın kaldırılmasına yönelik çabaları, ne mutlu Türküm sözünün kaldırılma çabalarını anlamak mümkün değildir. Bu durum İstiklal marşının tartışılmasına kadar varacaktır.

    Durum şudur ki; Atatürk'ün ne mutlu Türküm diyene sözü silinecek, Kürtçe'nin ikinci dil ya da seçmeli dil olarak kullanımının önü açılacak. Anayasada Türkiyelilik kavramı getirilecek.

    Şehide kelle caniye sayın
    AKP hükümetlerinin ikinci en önemli hususu ise tarihe yaklaşımıdır.  "Askerlik yan gelip yatma yeri değildir" denmiş, İmralıdakicaniye "sayın" diye hitap edilmiş ve son olarak da yıllardır süren terörle mücadelede verdiğimniz şehitler için "kelle" denilmiştir.  Ardından en önemli yıkım belgesiyse Türklüğe hakareti düzenleyen 301. maddesinin hükümet tarafından değiştirilmesidir.

    Hudut namustur AKP namusumuzu 44 yıllığına kiraya veriyor
    Mayın temizleme ile araziyi tarım amaçlı kullanma gibi iki alakasız konu neden aynı sözleşmede? Mayınların temizlenmesi işi neden sadece suriye sınırını kapsıyor? O bölgedeki yer altı zenginliklerinden yasadışı kullanılmasının kontrolu nasıl yapılacak? Türkiye ile Suriye arasındaki sınır gibi çok hassas topraklarımız yarım yüzyıl gibi yabancı ülkelerin kontrolüne vermek nasıl açıklanacak? Türkiye mayınları yabancı ülkelerin menfaatleri için mi temizletiliyor?

    Hudut kutsaldır, hudut bir milletin namusudur. Bu nasıl namus ve şereftir ki 44 yıllığına yabancılara emanet ediliyor. Bunu hiçbir MHP'linin kabul etmesi mümkün değildir.

    0 yorum :: link
    { Sayfa 1 of 23 }
    <- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->

    Ayıraç kodları

    İsmail Türüt - Sizin Gibi Aydının 7'den 70'ini...(siir) ve Ozan Arif la Röportaj
    9/5/2009<>
    kategori: ViDEOLAR

    0 yorum :: link
    { Sayfa 1 of 23 }
    <- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->

    Ayıraç kodları

    Muhsin Yazicioglu Ben TURKUM TURK Esir Olmaz
    18/4/2009<>
    kategori: ViDEOLAR 0 yorum :: link
    { Sayfa 1 of 23 }
    <- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->

    Ayıraç kodları

    TÜRK İSLAM ALEMİNİN BAŞI SAĞOLSUN
    27/3/2009<>
    kategori: Baki Dural
    0 yorum :: link
    { Sayfa 1 of 23 }
    <- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->

    Ayıraç kodları

    Türkler ve İslamiyet
    10/3/2009<>
    kategori: Tarihte Turkler



    TÜRK’LER VE İSLAMİYET

    Hz. MUHAMMED(S.A.V) SAMİ IRKINDAN OLMAYAN, TÜRK IRKINDAN BİR PEYGAMBERDİ. ( Arap tarihçileri Hz. Muhammed(s.a.v)’den bahsederken; Arap-ı müstagrebedendir – Yani, Arap olmadığı halde Arap bilinendir…  demektedirler ). Emevilerin Ehl-i Beyt’e yaptıkları zulmün gerçek nedeni, Peygamber ailesini kendilerinden yani Sami ırkından kabul etmemeleridir. Ehl-i Beyt’in intikamını Emevilerden alan da, bir Türk komutanı olan Horasanlı Eba Müslim’dir. TARİHİNİ, DİNİNİ, CEVHER-İ ASLİSİ’ni ve KÜLTÜREL DEĞERLERİNİ, doğru kaynaklardan öğrenmeyen ULUSLAR, MÜSTEMLEKE YÖNETİMLERİ veya BENZERİ YÖNETİMLER TARAFINDAN İDARE EDİLMEYE mahkumdurlar!!!...

    Kitaplı dinlerin ( Musevilik, Hıristiyanlık ve İslamiyet ) tamamı, İnsanoğlunun varoluşunun, Hz. Adem ve Hz. Havva’nın Cenab-ı Allah(C.C) tarafından Cennet’ten kovularak Dünya’ya gönderilmeleri ile başladığını bildirmektedirler...TEVRAT, ZEBUR ve İNCİL gibi kutsal kitaplar, asıllarından farklı şekillerde ve değişik yorumlarla bozulmalarına rağmen, KUR’AN-I KERİM; “Kıyamet’e kadar baki kalacağı” Ayet-i Kerime ile bildirildiği gibi, aslında hiçbir değişiklik olmadan, inzal edildiği şekilde, doğruluğunu korumuş ve Halife Hz. Osman tarafından toparlandığı hali ile, günümüze kadar intikal etmiştir. Bu mucizenin gerçekleşmesinde, İslamiyet'e has ve diğer dinlerde olmayan, “Hafızlık” müessesesi önemli bir rol oynamıştır... Ancak, Peygamberimizin vefatından Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşuna kadar geçen süre içerisinde, Peygamberimizin Hadis-i şeriflerinde de üzülerek belirttikleri gibi, “Müslümanlar, 72 fırkaya ayrılmış”,  Müslüman olduğunu iddia eden Dönmeler ve İslam karşıtı çevreler, dinimizi tahrif etmek için ellerinden geleni yapmışlar “Ortodoks bir İslam anlayışını” ön plana çıkararak insanımızı, türlü hurafelerle uyutmaya, Gerçek İslam’dan uzaklaştırmaya ve dinimizi çıkar amaçlı olarak kullanmaya başlamışlardır...

    Dünya sahnesinde; 1300’lü yıllardan başlayarak, 1920’lere kadar yer alan, yüzyıllar boyu üç kıtada at koşturan ve Akdeniz, Karadeniz, Kızıldeniz ve Hint Okyanusunu bir Türk - İslam gölü haline getiren Osmanlı İmparatorluğu, devlet kademelerinde Şeyhülislamlık dahil bütün kilit noktalarını ele geçiren Dönmelerin ihanetleri yüzünden, 17. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren yıkılma sürecine girmiş ve bu yıkım, 200 yıllık bir zaman dilimi içerisinde tamamlanmıştır... 

    Osmanlı - Türk Cihan İmparatorluğunun yıkılış nedenlerini en iyi bilenlerden birisi olan Mustafa KEMAL, İmparatorluğun enkazı içerisinden, Türk halkının yoğun olduğu bölgeleri kurtarabilmek amacı ile; Kurtuluş Savaşını başlatmış, Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurmuş, Türk halkının İslam dinini, hurafelerden uzak ve doğru bir şekilde öğrebilmesi için de, DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI'NI kurdurmuştur. Ancak, onun vefatından sonra, diğer atılımlarda da olduğu gibi, bu kurum da, gerçek işlevini yerine getirmekten uzak, atıl bir konumda tutulmuş, Türk halkının İslam dinini doğru bir şekilde öğrenmesi engellenerek, dini eğitimin; ŞARK MESELESİNİN teorisyenleri tarafından yetiştirilen değişik Hacı ve Hocaların güdümüne bırakılmasına göz yumulmuştur...



    Türklerin İslam dinini kitle halinde kabul etmeleri X. Yüzyılda gerçekleşmiştir. Selçuk Bey’in, 200.000 çadırdan oluşan kabilesi ve maiyeti ile Cend havalisine gelerek 960 senesinde İslamiyet'i kabul etmesi, tarihte bir dönüm noktası oluşturmuş ve İslam dini; “Türklerin Milli Dini” haline gelmiştir.

    Türklerin İslamiyet'i kabullerindeki en büyük etken; kendi inançları ile, İslami düşünce sisteminin tamamen örtüşmesidir. Türk’ler daima tek bir Tanrı’ya inanmışlardır ve bu inanış şekilleri İslam’ın Allah’ı anlatış biçimi ile çakışmaktadır. Eski Türk inanç sisteminde bir peygamberin olmaması da, Hz.Muhammed’in kabulünü ve kutsiyet kazanmasını kolaylaştırmıştır. Ayrıca onun, Türk ırkı lehinde söylediği öğücü  sözler, İslamiyet'e geçiş faaliyetlerini teşvik etmiş; Milli mefkure ve duyguları canlandırmıştır…

    İslam'ın Cihad'ı da, Türklerin savaşçı ruhlarına ve Cihan Hakimiyeti davalarına uygun gelmiştir. Zira, Türkler, İslam’ın cihadını, onun sevap ve faziletlerini, şehadetin vaat ettiği ahiret mükafatını, az-çok kendi dinlerinde de buldukları için, İslamiyet'le, daha yüksek bir dine ve medeniyete kavuşmuş oluyorlardı...

    Eski Türk inanç sistemindeki; ruhun bekası, ahiret hayatı, Cennet ve Cehennem akideleri, Tanrıya ve ecdada kurban inançları da, İslamiyet'te daha mütekamil olduğundan, bu din, Türklere çok daha cazip geliyordu. Müslüman Türk’ün ata veya babaları hem şamanlara, hem de evliyaya benziyordu. Türklerin kendi Alp(kahraman)’ları, Alp-eren şekli ile kutsiyet kazanıyor ve İslam, Türk’ün Gazileri ile birleşiyordu...

    Türk’ler, kendi yaşayış, düşünüş ve inanışlarına uygun gelmeyen Buda, Mani, Zerdüşt, Musevi ve Hıristiyan dinlerini benimseyememiş, eskiden beri devam eden münasebetlere rağmen, zaman zaman bunları mizaçlarına aykırı bulduklarını beyan etmişlerdir. İslamiyet'le karşılaştıktan sonra ise, hiç bir istila ve baskı olmaksızın İslamiyet'i milli bir din haline getirmişlerdir. Eski Kur’an tefsir ve tercümelerinin hep Türkçe kelime ve istilahlarla yapılabilmesi, Gök-Türkler’den beri ve hususiyle Uygurlar devrinde, Türk kültürünün ve yazı dilinin kazandığı zenginliği ve medeniyet seviyesini göstermektedir...

    Türk’ler arasında İslamiyet'in, devlet ve halk olarak, ilk defa kabulü, sanıldığı gibi, Karahanlılar’a değil, İtil(Volga) Bulgar’larına aittir. Uygur hanının Mani dinini, Hazar hanının Musevi’liği ve Tuna Bulgar hanının da Hıristiyanlığı resmen kabulünden bir müddet sonra, İtil Bulgar’larının hükümdarı da, devlet ve millet olarak, İslam dinine girmiştir.

    8. yüzyıl başlarına kadar, Türklerle Müslümanların münasebetleri bir sınır komşuluğundan ileri gitmemiştir. Bazı kaynaklarda, Muâviye döneminde Ubeydullah bin Ziyâd'ın, Müslüman olan Türkleri Kûfe'ye yerleştirdiği belirtilmektedir. Daha sonra Emevîler tarafından, İslâm İmparatorluğunun bütün doğu bölgelerini içine alan Irak genel valiliğine Haccâc'ın getirilmesi ve onun da Horasan'a, devrin sayılı kumandanlarından Kuteybe bin Müslim'i tayin etmesi (705), savaşları birdenbire alevlendirdi. Müslümanlar, kısa zamanda Mâverâünnehir'e hakim olduktan sonra Talas'a kadar akınlarda bulundular. Ancak, Türgiş Kağanı Şulu Han idaresindeki Türkler, 720 yılından itibaren cephelerdeki hakimiyeti ele alarak, Emevî ordularını bozguna uğrattı. Böylece Emevîler döneminde, Türkler karşısında başlangıçta başarıyla sürdürülen mücadeleler, sonuçta başarısızlıkla son buldu. Ancak bu mücadeleler, Türklerin İslâmiyet'i yakından tanımalarına ve tetkik etmelerine zemin hazırladı. Kısa bir süre sonra da, Türklerin İslâm'ın bayraktarı olarak dünya sahnesine çıkmasına vesile oldu.

    Türklerin İslâm'ı kabul etmeleri, üç ana sebebe dayanmaktadır. Birincisi, Türklerin inanç ve yaşayışlarının İslâm'a çok yakın olmasıdır. Tek bir yaratıcıya iman, âhirete ve ruhun ölmezliğine inanma ve yaratıcıya kurban sunma gibi temel inanışlar İslâm'da da vardı. Zinâ, hırsızlık, gasp, adam öldürme, yalancılık ve koğuculuk gibi kötü huylar, İslâm dininde de şiddetle men ediliyordu. İslâmiyet'teki cihad emri de, Türkün alplik ve fetih görüşüne uygun düşüyordu. Bu gibi sebeplerle öncelikle Mâverâünnehir (Türkistan) bölgesinde yaşayan Göktürkler arasında İslâmiyet yayılmaya başladı. Türklerin İslâmiyet'i kabullerinin ikinci safhası da bu sırada gerçekleşmeye başladı. Daha kuzeyde ve batıda yer alan Müslüman olmayan Türkler, özellikle Türkistan'la ticarî faaliyetleri sırasında, kendi dillerini konuşan ırkdaşlarının dinine, daha çabuk ve kolaylıkla girdiler. Türkistan Türkleri arasında İslâmiyet'in bu ilk yayılışıyla, diğer Türklerin başka yabancı dinlere girişi, hemen hemen aynı devreye rastlar.

    Doğuda Uygurlar Mani, kuzeyde Hazarlar Mûsevî ve batıda Tuna Bulgarları Hıristiyanlık dînine girerlerken Mâverâünnehir'deki Türkler arasında da İslâm, 8. asrın başından itibaren yayılmaya başladı. Bu durumun diğer Türk ülkelerini de tesir ve cazibesi altına almaya başlaması, Abbâsîler döneminde oldu. Abbâsî halifelerinin, Türklere fevkalâde yakınlık göstermeleri, bu faaliyetin daha da hızlanmasına sebep oldu. Halife El-Mansur (754-775) zamanından itibaren Türkler, Arap ordularına asker olarak girmeye başladı. El-Me'mun döneminde (813-833) Türklerden özel muhafız birlikleri oluşturulmaya başlandı. Nihayet, Halife Mu'tasım zamanında (833-842) halifelik ordusunun esasını Türkler meydana getiriyordu. Türk ordusu için Samarra şehrini inşa eden halife, sarayını ve payitahtını da buraya nakletti. Müellifler artık, Türklerin Araplarla aynı millet gibi olduklarını (İslâm milleti) ve Bizanslılar gibi müşrikler yanında, gayrimüslim Oğuzlar'la bile savaştıklarını yazmaktadır. Halife El-Mütevekkil zamanında (847-861) ise Abbâsî Devletinin en önde gelen üç şahsiyeti Türk'tü. 10. asrın ilk yarısında, emîrül-ümerâlığa iki Türk kumandanı, Beckem ve Tüzün, getirilmişti. Türklerin Bağdat'ta idareyi ele almaları üzerine, uzak eyaletlerde bulunan Türk valiler, müstakil birer hükümdar gibi hareket etmeye başladılar. İlk Müslüman Türk devletlerden bazıları, bu suretle kuruldu. Bunlar arasında; Mısır'daki Tulunoğulları Devleti (868-905), Ahmed bin Tulûn adında bir Türk kumandanı tarafından kurulmuştur. Ahmed bin Tulûn, Dokuz Oğuz Türklerindendi. İbn-i Tulûn, Mısır'ı birçok mîmârî eserle süslemiştir. Tulûnoğulları Devleti, 905'te sona ermiş ve yerine az zaman sonra Tuğaçoğlu Mehmed'in kurduğu Türk İhşidîler Devleti ortaya çıkmıştır.

    İslamiyeti kabul eden Oğuz’lara Türkmen adı verilmiştir. Kaşgarlı Mahmud, müslüman olan Karluk, Çiğil ve Yağma’lara da Türkmen denildiğini kaydetmektedir.



    İslamiyeti yok etmek için gelen Haçlılar, Türklerin yılmak bilmeyen mücadeleleri sayesinde amaçlarına ulaşamamışlar ve Osmanlı’nın “Kızıl Elma” sevdasını da ancak, hile, desise ve saray entrikaları ile ( Fatih’in Yahudi doktoru tarafından zehirlenerek öldürülmesi gibi... )  önleyebilmişlerdir...

     Avrupa Devletleri, Orta Çağ’ın vahşetini yaşarken, İlim, Sanat ve Teknoloji’de altın çağını yaşayan Osmanlı Türk - İslam medeniyeti, 17. Yüzyılın ikinci yarısında, Dönme Şeyhülislamın; “Tekke, Zaviye ve Medrese’lerde Pozitif İlimlerin okutulması İslam dinine aykırıdır” fetvası ile, Teknoloji yarışına ayak uyduramamış, Avrupa devletleri “Sanayi devrimini” gerçekleştirirken, Osmanlı İmparatorluğu bütün bu gelişmelere bigane kalmıştır...

    Bu durum; 3-4 bin kişi ile, “Sırp Sındığı” muharebesinde 70 - 80 bin kişilik Haçlı ordusunu bozguna uğratan veya kendisinden kat kat üstün düşman donanmasını Preveze deniz zaferi ile perişan eden ordu ve donanmanın yerini, Çar II.Nikola’nın 30 bin kişilik kuvveti karşısında 35 bin şehit vererek dağılan 180 bin kişilik Osmanlı ordusunun almasına neden olmuştur...

    Düşmanın kılıcını ve zırhını peynir doğrar gibi doğrayan çifte su verilmiş kılıçlar gitmiş, düşmanın Piştovu bir kere ateş ederken ard arda iki kere ateş eden Türk Piştov’ları ile, düşman toplarının menzilinin iki katına sahip Türk topları gelişmelerden uzak kalmış, II.Nikola’nın Mavzer ve Filinta’larla donanmış ordusunun karşısına Çakmaklı tüfeklerle sürülen Osmanlı askeri, İsrail ve ABD güçleri karşısında sapır sapır dökülen Arap ordularının bugün yaşamakta oldukları zavallı konumu, dün yaşar hale getirilmiştir...

    İSLAM DİNİ; GELİŞMEYE ve POZİTİF İLİMLERE açık olduğu halde, Türk milleti; GERÇEK İSLAM’ı uygulama yerine, dönmelerin yönetimindeki TARİKAT'LARIN  kasıtlı öğretilerine inandığı için, Avrupa ve Amerika’nın gerisinde kalmıştır...

    Bir milletin, HÜKÜMRAN BİR DEVLET YAPISINA sahip olabilmesi için; mutlak surette, MİLLİ SİLAH SANAYİİNE SAHİP OLMASI ve muasır medeniyet seviyesi içerisindeki yarışta ön saflarda yerini alması gerekmektedir… Aksi taktirde; İsrail karşısındaki Arapların, Afganistanda Taliban’ın, Irak’da Saddam’ın, Bosna’da müslüman Boşnak’ların veya Sudan, Endonezya ve Filipinler gibi dünyanın dört bir tarafındaki diğer müslüman milletlerin durumuna düşmek, işten bile değildir…

    Osman ŞAHİN

    Araştırmacı – Yazar

    1 yorum :: link
    { Sayfa 1 of 23 }
    <- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->

    Ayıraç kodları

    GENEL BAŞKAN'IMIZ Dr.Bahçeli'den Erdoğan'a Türklük yanıtı
    19/2/2009<>


    MHP lideri Bahçeli, Erdoğan'ın partisinin Kırıkkale mitingindeki sözlerine sert cevap verdi. Erdoğan'dan 'Türklük değerleri'yle ilgili beklentilerini sıralayan Bahçeli'nin suçlamaları sertti:

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türklük, Türk milletinin değerleri ve milliyetçiliğin kendi tekellerinde olmadığını belirterek, ''Başbakan Erdoğan'ın da Türklük değerlerini özde benimseyecek bir noktaya gelmesi en fazla bizleri sevindirecektir'' dedi.

    Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın partisinin Kırıkkale mitingindeki sözlerine cevap verdi.

    Erdoğan'ın, seçim kampanyasında ''yalan, karalama, istismar ve aldatmacaya dayanan seviyesiz ve ucuz bir stratejiyle Türk milletinin karşısına çıktığını'' ileri süren Bahçeli, ''Erdoğan'ın seçim kampanyasının sapla samanın birbirine karıştığı, bütün ölçü ve ayarların kaçtığı hazin bir orta oyununa dönüştüğünü'' ifade etti.

    Bahçeli, ''İftira ve çamur atma silahına sarılan, sahte demokrasi havarisi ve sanal kahraman rolü oynayarak, seçim rüşveti dağıtarak, siyasi ömrünü uzatmaya çalışan Başbakan, seçim meydanlarında yalan rüzgarları estirmektedir'' dedi.

    Erdoğan'ın ''üslup ve hitap düzeyinin giderek düştüğünü'' savunan Bahçeli, açıklamasında şunları kaydetti:

    ''Bu kampanyada; AKP'nin eseri olan yoksulluk, işsizlik, ekonomik çöküntü, siyasi kirlilik, yolsuzluk, ağırlaşan güvenlik sorunları ve siyasi zemin kazanan etnik bölücülük yoktur. Başbakan'ın bütün telaşı, bu konulardaki lekeli sicilini unutturmak, gerginlik ve çatışma stratejisiyle bunların üzerini örtmektir.

    Geniş halk kitlelerini açlığa mahkum eden, organize soygun hanedanlığı kurarak Türkiye'yi yağmalayan, kul ve yetim hakkına el uzatanları koruyan, PKK'nın bölücü taleplerinin hayata geçirilmesinde siyasi mihmandarlık yapan Başbakan ve arkadaşları, hiç utanmadan ve sıkılmadan 'işimiz hizmet, gücümüz millet' sloganıyla Türk milletinin aklı ve hafızasıyla alay etmek için sahneye çıkmıştır.

    Başbakan'ın önceki gün Kırıkkale mitinginde Türklük değerleri konusunda bize yönelttiği anlamsız saldırılar, kendisine hakim olan marazi ruh halinin endişe verici şekilde giderek bozulmakta olduğunu göstermektedir.

    Geçtiğimiz Salı günü yaptığımız grup konuşmasında Türklük değerlerini paylaşmaktan bahsettiğimizi söyleyen Başbakan, bu konunun ne zamandan beri bizim tekelimizde ve tasarrufumuzda olduğunu sormuştur.

    AB baskısıyla Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesini değiştirerek, Türklük değerlerine hakareti suç olmaktan çıkaran Başbakan'ın bu merakını gidermek ve kendisine bazı hususları bu vesileyle hatırlatmak isterim.

    Biz Türkiye'nin ortak milli değerlerini mukaddes sayan ve Türk milletini karşılıksız seven Türk milliyetçileriyiz. Bu hüviyetimiz de en büyük onur ve iftihar kaynağımızdır.

    Türklük, Türk milletinin değerleri ve milliyetçilik elbette bizim tekelimizde değildir. Bu değerlerin herkes tarafından görüntü ve sözde değil, ruhta ve özde paylaşılması ve benimsenmesi bizleri mutlu edecektir. Siyasi mücadelemizin yegane amacı ve hedefi budur.

    Bu çerçevede, Türk milletinin kimliğiyle sorunlu ve takıntılı olan, Türk milletini etnik temelde tasnif ederek Türkiye Cumhuriyeti devletini çok parçalı millet anlayışına dayalı bir vatandaşlık Cumhuriyetine dönüştürmeye çalışan Başbakan Erdoğan'ın da Türklük değerlerini özde benimseyecek bir noktaya gelmesi en fazla bizleri sevindirecektir.

    Bu bakımdan Başbakan'ın Türk milli kimliği rahatsızlığından bir an önce kurtulması ve etnik tasnif, Türkiyelilik ve vatandaşlık kimliği gibi hezeyanları savunarak, Türklük ve ortak milli değerleri özde benimsemenin mümkün olamayacağını idrak etmesi en samimi temennimizdir.''

    1 yorum :: link
    { Sayfa 1 of 23 }
    <- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->

    Ayıraç kodları

    Oy için Çarşafada girer peçede takarlar pabucumun laikleri(YORUMSUZ)
    5/1/2009<>
    kategori: HABER-DUYURU

    0 yorum :: link
    { Sayfa 1 of 23 }
    <- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->

    Ayıraç kodları


    BAYRAKLARI

    BAYRAK YAPAN

    ÜZERİNDEKİ KANDIR


  • Bizden Siteler
  • Ülkücü Yazar Muhittin Arar ın Kitapları yayında Tıkla Tanıtım videosunu izle
  • www.ocakturk.com
  • www.sonosmanli.net/

  • SON YAZILARIM

  • TÜRK YAĞIDAN (DÜŞMANDAN) ÜZR İSTEMEZ (özür dilemez) AZERİN SESLENDİRİYOR KLİP Baki Dural
  • TÜRK YAĞIDAN (DÜŞMANDAN) ÜZR İSTEMEZ (özür dilemez)
  • Harika Bir Şiir (Türk Yagıdan Özür İstemez) Mutlaka İzlemelisiniz
  • HUDUT MİLLETİN NAMUSUDUR,AKP MİLLETİN NAMUSUNU 44 YILLIĞINA KİRAYA VERİYOR
  • İsmail Türüt - Sizin Gibi Aydının 7'den 70'ini...(siir) ve Ozan Arif la Röportaj
  • Muhsin Yazicioglu Ben TURKUM TURK Esir Olmaz
  • TÜRK İSLAM ALEMİNİN BAŞI SAĞOLSUN
  • Türkler ve İslamiyet
  • GENEL BAŞKAN'IMIZ Dr.Bahçeli'den Erdoğan'a Türklük yanıtı
  • Oy için Çarşafada girer peçede takarlar pabucumun laikleri(YORUMSUZ)
  • Ülkü Ocakları

    MHP

    basbug.net

    KARAMANBEY TK

    Bizimocak

    Ortadoğu Gazetesi

    Yeniçağ Gazetesi

    Yalnız-Kurt

    Bozok.org

    ülküm.com

    doguturkistan.net

    sehitler-olmez

    Bandırma Ülkü Ocakları

    Hasülkü.com

    MHP MERSİN AKDENİZ

    TOMSUKLU Komutanımızın El emeklerini sergiledigi sitesi

    Sarıabalı Köyü Yörükleri

    ARKADAŞLARIM

  • asilmillet

  • balikesirmilliyetcileri

  • simalyildiz

  • ulkucuozelegitimciler

  • osmanlidevletitarihi

  • bandirmaulkuocaklari

  • farenjitnedir

  • sehitlerolmez

  • dokuzisik

  • hakantoga

  • elifnurca

  • alperenbozkurt

  • asenaezgi

  • soyumturk

  • susurlukulkuocaklari

  • manyasulkuocaklari

  • balikesirulkuocaklari

  • vanarvas

  • aykizim

  • 34bozkurtselcuk34

  • bozkurdum

  • CECENASENA

  • asena06

  • Yesimceden

  • turkislamulkucusu

  • sariabalikoyu

  • akdenizmilliyetcihareket

  • basbugturkesinaskerleri

  • islammuhabbeti

  • turkyigitleri

  • Turkmenkizi23

  • sivasbizim

  • kutludilek

  • kesintisizguckaynagi

  • saclariniz

  • pana

  • mert3477

  • teknikpcdersleri

  • webmasterkaynaklari

  • metekan

  • bakidural

  • firargeceleri

  • isguka01

  • esmaulhusnafaziletleri

  • hissiyatim

  • ihya

  • kadirerol

  • malatyaliulkuculer


  • SON YORUMLAR

  • Ruhları Şad Olsun
    ÇANAKKALE GEÇİLMEDİ! TÜRKİYE GEÇİLMEZ
    BAŞBUĞLAR ÖLMEZ...
    S.A
    MANAVGAT ŞENLİKLERİ
    MEHMET AKİF ÇÖKTÜ
    slm
    bilgi
    bilgi
    yorum


  • T A R İ H

    EKLENECEK

    SON HABERLER



    TÜRK İSLAM ÜLKÜCÜLERİ | Tasarım: Bozkurtweb | Blogcu uyarlama: Baki Dural