Manavgat Ülkü Ocakları Başkanı Yakup Ekşi

2007-05-09 21:44:00

Manavgat Ülkü Ocağı Başkanı Yakup Ekşi, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle yayımladığı mesajında, 19 Mayıs'ın, hürriyetin sembolü olmuş büyük Türk milletinin kurtuluşa giden yolda verdiği bağımsızlık mücadelesinin dönüm noktası olduğunu söyledi.
 
Ekşi "19 Mayıs yeniden diriliş destanıdır"

Manavgat Ülkü Ocağı Başkanı Yakup Ekşi yazılı açıklamasında, "19 Mayıs, işgal kuvvetlerinin kargalar misali ülkemiz üzerinde kol gezdiği, ayrılıkçı hareketlerin palazlandığı, haritalar üzerinde paylaşım planlarının yapıldığı bir dönemde topraklarımıza doğan bir özgürlük güneşidir" dedi. Mustafa Kemal Atatürk'ün, Samsun'a ayak basarak, fokur fokur kaynayan işgal kazanına "kurtuluş" darbesini vurduğunu kaydeden Ekşi, Türk milletinin tam bağımsızlığını elde etmesi için verilen destansı şahlanışıyla, mandacı zihniyeti temellerinden sarsan müthiş bir mücadele örneği sergilendiğini bildirdi. "Ya istiklal, ya ölüm" diyerek yola çıkan Türk milletinin gözünü topraklarına diken emperyalist güçlere karşı, vatan aşkıyla savaşarak karşılık verdiğini mesajında vurgu yapan Ekşi, Türk tarihinde büyük dönüm noktalarından olan 19 Mayıs'ın milli bilincin, direncin, bağımsızlık aşkının beyinlere ve yüreklere nakşedildiği eşsiz bir destan olduğu söyledi. Ekşi, Atatürk'ün Samsun'a ayak bastığı 19 Mayıs 1919 tarihinden bu yana, Türkiye'de çok şeylerin değiştiğine vurgu yaparak, "Geçmişte ülkemizi tankla, topla, tüfekle yok etmeye çalışanlar, bugün kılık değiştirerek, tehditvari davranış kalıplarıyla sömürgeleştirmeye çalışmaktadır. Büyük bir cenderenin içine sokulmak istenen ülkemiz; gerek içte, gerek dışta inanılmaz ayak oyunlarının boy gösterdiği, odak noktasını hain planların oluşturduğu kocaman bir cenderenin içinde yok edilmeye çabalanmaktadır" dedi.
Ekşi konuşmasının sonunda şunları söyledi "Ulu önder Atatürk'ün birkaç arkadaşı ile başladığı yolculuğunun ardından arkasında seller gibi akan Türk Milliyetçiliğinin dönüm noktasıdır 19 Mayıs.Şanlı tarihinde dünya devletlerine örnek olmuş bir imparatorluğun ardından kahraman, vatansever Türk Milleti'nin yeniden diriliş hikayesidir 19 Mayıs. Şanlı tarihimizin dönüm noktası olan 19 Mayıs tarihini belleğimizden silmemeliyiz, çünkü bu tarih bizim ecdatlarımızın bizlere armağanlarıdır ve geleceğimizi şekillendirmemiz için bize ışık tutmaktadır”

 
3 Mayıs Milliyetçiler günü

Manavgat Ülkü Ocakları Başkanı Yakup Ekşi, Türk olmaktan gurur duyanları ırkçılıkla suçlayanların 'aydın' olduğu günümüzde, "3 Mayıs Milliyetçiler Günü'nün" öneminin bir kat daha arttığını bildirdi. Ekşi; Türk milliyetçilerinin, Türklüğü savunmanın bedelini işkencelere ve tabutluklara maruz kalarak, nice çile ve sıkıntılara göğüs gererek ödediğini kaydetti. Manavgat Ülkü Ocakları Başkanı Yakup Ekşi, "3 Mayıs Milliyetçiler Günü" nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı. Yakın tarihimize damga vuran hadiselerden birinin de 3 Mayıs 1944'te cereyan ettiğini ifade eden açıklamada, 63 yıl önce 3 Mayıs 1944'te, aralarında bilim adamı, aydın, siyasetçi, asker ve üniversite öğrencilerinin de bulunduğu Türk milliyetçilerinin dönemin iktidarı tarafından "ırkçılık" yaptıkları gerekçesiyle tutuklandığını ve mahkemede yargılandığı hatırlatıldı. Açıklamada, başta Hüseyin Nihal Atsız, Başbuğ Alparslan Türkeş ve beraberindeki Türk milliyetçilerinin yargılanmalarının büyük tepki gördüğünü ve Türk gençliğinin "Türklüğe, Türkçülüğe ve milliyetçiliğe" yönelik karalama ve iftiralara karşı "tek yürek" olduğu kaydedildi. Açıklamada ayrıca şu görüşlere yer verildi: "3 Mayıs 1944 tarihiyle birlikte başlayan yargılama süreci ve sonrasında 'tabutluk' denilen ölüm hücrelerine atılan Türkçülerin kutlu mücadelesi, her Türk'ün okuması ve idrak etmesi gereken bir olaydır. Türk milletini her türlü emperyalizmden korumak için; inandıkları fikirleri, değerleri ve doğruları haykıran Türk milliyetçilerinin verdikleri bu mücadele, bugün daha net bir şekilde anlaşılmaktadır. Dün Türk milliyetçilerini en ağır şekilde eleştirenler, şimdilerde ise onlara hak vermenin mahcubiyetini yaşamaktadırlar. 3 Mayıs 1944'ü doğuran şartlar ve gelişmeler önemini ve sıcaklığını bugün de korumaktadır. Bugün Türkiye, etnik milliyetçilikleri körükleyen ve Türk kimliğini her fırsatta reddeden bir siyasi anlayışla idare edilmektedir. 'Türk'üm' diyemeyenlerin, Türklük şuurunu sorgulamaya açanların, Türk olmaktan gurur duyanları ırkçılıkla suçlayanların 'aydın' olduğu günümüzde, 3 Mayıs Milliyetçiler Günü'nün önemi bir kat daha artmaktadır. Özellikle 1984 yılından beri ülkemizde süregelen etnik milliyetçi terörün tek amacının, Türklük kavramının sorgulamaya açarak, Türkiye'nin bölünmez bütünlüğünü önce kafalarda silmek istediğini düşünecek olursak, her Türk'ün bu günü milli şuurla idrak etmesi gerekmektedir. Mayıs 1944, milletimizin direncinin bayraklaştığı önemli ve anlamlı bir günü ifade etmektedir. Türk Milliyetçileri, Türklüğü savunmanın bedelini işkencelere ve tabutluklara maruz kalarak, nice çile ve sıkıntılara göğüs gererek ödemişlerdir. Türk milliyetçileri iftiralara, baskılara ve suçlamalara rağmen Türklük şuurundan, Türkiye sevdasından ve Türk birliği ülküsünden vazgeçmemişlerdir. 3 Mayıs, Türk milliyetçilerinin bu kutlu mücadelesini anlamak başta olmak üzere, Türklüğü ve Türk ülküsünü doğru okumak, geçmişten ders alıp Türk Milleti'nin onurlu geleceğini inşa etmek için daha çok çalışmanın önemini kavramak olarak kabul edilmelidir. Türk Milleti, ecdadını bildiği, anladığı ve unutmadığı sürece Türk-İslam aleminin liderliğini yapabilecek gücü, kudreti ve fikriyatı kendisinde bulacaktır. Ülkü Ocakları bugün, teslimiyetçi-gayrı milli politikalara karşı Yüce Türk Milletinin hizmetindedir. 'Lider ülke Türkiye' hedefi ile Ülkücü Hareket bütün baskı ve zorlamalara rağmen, milleti ile beraber bu kutlu mücadeleyi kazanacaktır. Bu vesile ile bir kez daha içlerindeki milli şuur ve iman ateşi bir an olsun sönmeyen ve Türk milliyetçiliği tarihinin altın sayfalarını oluşturan ülkü devleri, başta Başbuğumuz Alparslan Türkeş, H. Nihal Atsız, Orhan Şaik Gökyay, Necdet Sançar, Fethi Tevetoğlu, Zeki Velidi Togan, Muzaffer Eriş, İsmet Tümtürk ve daha birçok Türk milliyetçisini rahmet ve minnetle anıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle, Türk milletinin geleceğe damga vurması gayreti, azmi ve kararlılığıyla 'Milliyetçiler Gününü' idrak etmenin gururu içerisindeyiz. Milliyetçiler gününün devletimize ve milletimize hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Ne Mutlu Türküm diyene".

307
0
0
Yorum Yaz