27 MAYIS İHTİLÂLİ VE ALPARSLAN TÜRKEŞ'İN ŞAHSINDA 14'LER

2007-05-04 01:02:00

  27 MAYIS İHTİLÂLİ VE ALPARSLAN TÜRKEŞ'İN ŞAHSINDA 14'LERİN SÜRGÜNE GÖNDERİLMESİ İhtilâli Hazırlayan Sebepler1957 milletvekili seçimlerinden sonra gerek ortamın sosyo psikolojik durumu gerekse iktisadî sıkıntılar iktidar ve muhalefetin dengeli bir politika izleyememesi ihtilâli hazırlayan sebepleri ortaya çıkarmıştır. Bu sebepleri iktidarın tutumu, bunların altında tahkikat encümeni, aleyhte propaganda, ordunun durumu olarak incelemek mümkündür.İktidarın Tavrı İktidar, 1957 seçimlerinden sonra muhalefete karşı daha sert bir tutum içerisine girmiştir. Yeni dönemin başlangıcında TBMM iç tüzüğünde yapılan değişiklikler muhalefetin gelişmesine engel olmak niyetiyle yapılmış düzenlemelerdi. Bu düzenlemeler, özetle milletvekillerinin denetim haklarının kısıtlanması, dokunulmazlıkların kaldırılmasının kolaylaştırılması ve verilebilecek cezaların artırılmasıdır.İktidarın adlî konuda yaptığı tasfiye kamuoyunda büyük tepkiye yol açmıştı. CHP, meclis tahkikatı istemiş ve Ankara barosu toplantı yapmıştır. Hâkimler çevresinde de DP iktidarına karşı güvensizlik yayılmıştı.Mevcut basın kanunu zaten antidemokratik hükümler taşıyordu. Basına özgürlük vaadleriyle gelen DP, bu hükümleri kaldırmak yerine yeni kısıtlamalar getirdi. Bu durumu Celâl Bayar; "En iyi niyetlerle demokrasiyi tesis etmeye gelmiş bir parti, basından vatandaş haklarına kadar bütün anayasa alanlarında en geniş kapıları açmış fakat bu hürriyetlerin suiistimali karşısında tedbir ala ala, dar hürriyetli bir idare hâline gelmiştir"  diyerek açıklamaktadır. Muhalefetin propaganda boyutlarını göz önüne alırsak, açıklamanın bir anlamda doğru olduğunu düşünülebiliriz. DP, basını sıkı bir şekilde kontrol altına aldı. Üniversitelere de yeni yükümlülükler getirildi. 1954'de memurlar hakkında çıkarılan kanun üniversite personeline de uygulanmıştı. 1956'da Ankara Üniversite-si'nde görevli bir fakülte dekanı küçük bir sebepten üniversitedeki görevinden uzaklaştırılarak vekâlet emrine verildi. Bu... Devamı

Fetih Gecesi Şöleni Coşku seline Dönüştü

2007-05-03 21:42:00

    İnönü stadında saat 8.00’de başlayan MHP’nin iktidara yürüyüş şöleni               gövde gösterisine dönüştü. Genç ve kadın Ülkücülerin                                     coşku seli stadı doldurdu.     İnönü stadında saat 18.00’de başlayan MHP’nin iktidara yürüyüş şöleni, genel başkan Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları Genel Başkanı Harun Öztürk , İstanbul MHP il başkanı İhsan Barut, İstanbul Ülkü Ocağı başkanı Yüksel Kaleci, sanatçılar ve partililerin katılımıyla gerçekleşti. İnönü stadını dolduran MHP’lilerin sıkça attıkları sloganların en dikkat çekeni; “Altmışıncı Hükümet, Milliyetçi Hareket”, “Türk-Kürt Kardeştir Ayrım Yapan Kalleştir”, “Türk Milleti İhanete Madalya Vermez” gibi sloganlardı. Tribünlerin neredeyse tamamını dolduran partililerin oldukça coşkulu olmaları dikkat çekiciydi.Kadınların her zamankinden daha fazla ilgi gösterdiği bu şölende “Asena”ların sahada yürümeleri ve slogan atmaları uzun süre alkışlandı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''AK Parti zihniyetinin terörle mücadele inisiyatifini yabancılara teslim ettiğini'' savunarak, ''Sorunun çözümünde bir yanda okyanus ötesi, diğer yanda Iraklı aşiret reisleri söz sahibi olmuştur. 600 yıl dünyayı titreten kudret, bir avuç eşkıyayı ininde yok etmek için şimdi icazet beklemektedir'' dedi. Devlet Bahçeli, İstanbul Ülkü Ocaklarınca İstanbul'un fethinin 554. yıl dönümü nedeniyle İnönü Stadı'nda düzenlenen Fetih Şöleni'nde yaptığı konuşmada, İstanbul'un fethinin sıradan bir olay olmadığını ifade etti. Bahçeli, fetih ile Türklerin Orta Asya'dan başlayan 500 yıllık yurt edinme sevdasının Avrup... Devamı

ÜLKÜNÜZ ÜLKÜMÜZDÜR!

2007-05-03 13:45:00

  Yaşatmak İçin Can Veren Bir Kahraman Cengiz BAKTEMUR ÜLKÜNÜZ ÜLKÜMÜZDÜR! Damla damla ırkımın kanı, Bir kımız çamçağına akarken, Altaylar'da öğrenmiştik biz, Ölümle anda olmayı.Umay'ın kanatlarında,Tanrı Dağı'na bakarken,Küçücük ellerimizle Güneşe dokunmuştuk.Sonra bizim olsun istedik güneş,İşte herşey böyle başladı... ....BİZİM HİKAYEMİZ.....12 EYLÜLLERDE YOKEDİLEMEYEN,DOGANLARIN HİKAYESİ...... CENGİZ BAKTEMUR 2 Mayıs 1982... Malatya’nın Doğanşehir ilçesine bağlı Polat köyünden olup 20 yaşındaydı. Ailece, Doğanşehir’de Yeni Belediye Garajı’nın yakınında Doğu mahallesinde oturuyorlardı. Liseyi yeni bitirmişti. Doğanşehir’de meydana gelen bir olaya adı karıştığı için tutuklanıp cezaevine kapatıldı ve 12 Eylül Mahkemeleri’nde yargılanarak idam cezasına mahkum edildi. 2 Mayıs günü, sabahın erken saatlerinde Elazığ Kapalı Cezaevi’nde asılarak şehit edildi. Mahkemede idam cezasına çarptırıldığını öğrenen annesi, ruhi bunalım geçirdi. Şehadetinden sonra da felç oldu. Cenazesi, Doğanşehir Mezarlığı’na defnedildi. DARAĞACINDA CAN VEREN BİR ŞEHİDİMİZİN SON SAATLERİ... Genç yaşta Ülkücü Hareketin saflarına katılmıştı. 12 Eylül öncesinde mücadelenin içerisinde yer almış hatta bu uğurda cezaevine de girip çıkmıştı. 12 Eylül fırtınası, Ülkü Çiçeklerini birer birer dallarından kopararak savurmaya başladığında o günlerde yaşananlardan endişe içinde kalan ailesi, onun hemen askere gitmesini istemişti. O, Ülkücü sabıkasından dolayı “sakıncalı er” olarak acemi birliğini tamamladıktan sonra usta er olarak değişik yerlerde silahsız görevlere gönderildi. En son geldiği yer Elazığ İl Jandarma Alay Komutanlığı idi. Merkez Bölük Komutanı olan yüzbaşı ise gerçekten milliyetçi ve vatansever bir insandı. Komutanına, devamlı olarak askerlikle ilgisi olmayan onarım gibi işlere koşturulduğunu anlatınca o, bu şikayeti anlayışla karşılamış ve gerekli emirleri vererek onu askerliğinin son aylarında hem onurl... Devamı

Duvar Kağıtlarımız

2007-05-02 03:42:00

Create Your Glitter Text Duvar Kağıtlarımız       Duvar Kağıtlarımız... Devamı